Ticari Kazanç Nedir?

Ticari Kazanç Nedir? Tanımı, Unsurları ve Güncel Vergilendirme Rehberi

Makale İçeriği

Ticari Kazanç Nedir? Ticari Kazancın Vergilendirilmesi, 2026 Güncel Rehber

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 37. maddesi uyarınca, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazanç olarak kabul edilmektedir. Bu tanım, vergi hukuku bakımından bağlayıcı olmakla birlikte, Danıştay kararlarında ticari kazancın varlığı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte ve faaliyetin ekonomik niteliği esas alınmaktadır.

🔎 Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun yerleşik içtihadına göre:
Bir faaliyetin ticari kazanç sayılabilmesi için faaliyetin adından ziyade devamlılık, organizasyon ve kazanç sağlama amacı taşıyıp taşımadığı belirleyicidir.


Ticari Kazancın Tanımı ve Kapsamı Nedir?

Ticari kazanç kavramı, vergi hukuku ile ticaret hukuku bakımından farklı ölçütlere dayandırılmaktadır. Vergi hukuku açısından, her türlü ticari ve sınai faaliyet neticesinde elde edilen gelirler ticari kazanç olarak kabul edilir. Bununla birlikte, hangi faaliyetlerin ticari kazanç kapsamında değerlendirileceği 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 37. maddesinde yedi bent hâlinde düzenlenmiştir.

Vergi hukukunda ticari kazanç kavramı geniş yorumlanırken, Danıştay uygulamasında sınırlar mükellef lehine daraltılabilmektedir. GVK m.37’de sayılan faaliyetler tahdidi değil, örnekleyici nitelikte kabul edilir.

📌 Danıştay 4. Dairesi kararlarında:
GVK m.37’de açıkça sayılmayan bir faaliyetin de, ticari organizasyon ve süreklilik taşıması hâlinde ticari kazanç olarak vergilendirilebileceği kabul edilmektedir.


Safi Ticari Kazanç Nedir?

Safi ticari kazanç, gelirin hangi unsura dayandığına bağlı olarak farklılık gösterebilir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca, gelir unsurları kural olarak safi tutarları üzerinden dikkate alınmaktadır. Bu çerçevede safi ticari kazanç, elde edilen hasılattan ilgili gider ve maliyetlerin indirilmesi sonucunda ortaya çıkan net kazanç şeklinde tanımlanabilir.

🧾 Danıştay’ın istikrarlı yaklaşımı:
Vergi incelemelerinde giderlerin reddedilmesi hâlinde, bu reddin somut gerekçelere dayanması, soyut ve genel ifadelerle gider reddi yapılamayacağı kabul edilmektedir.


Arızi Ticari Kazanç Nedir ve Danıştay Uygulaması Nasıl?

Ticari faaliyetlerden ya da bu faaliyetlere aracılık edilmesi suretiyle geçici ve süreklilik arz etmeyen biçimde elde edilen gelirler arızi ticari kazanç olarak nitelendirilir. Bu tür kazançlarda, ticari kazancın temel unsurlarından biri olan devamlılık kriteri bulunmamaktadır. Arızi kazançlara ilişkin düzenlemeler 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 82. maddesinde yer almaktadır.

Arızi ticari kazançlarda devamlılık unsuru bulunmaz. Bu kazançlar GVK m.82 kapsamında değerlendirilir.

⚖️ Danıştay 3. Dairesi kararlarına göre:
Tek seferlik veya aralıklı işlemler, ticari organizasyon kurulmamışsa arızi kazanç olarak kabul edilmeli; sırf yüksek tutarlı olması nedeniyle ticari kazanç sayılmamalıdır.


Ticari Kazancın Vergilendirilmesi:

Tam ve Dar Mükellefiyet Ayrımı

  • Tam mükellefler: Türkiye içindeki ve dışındaki kazançlarının tamamı üzerinden vergilendirilir.

  • Dar mükellefler: Yalnızca Türkiye’de elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir

📌 Danıştay içtihatları:
Bir kazancın Türkiye’de elde edilip edilmediği belirlenirken işyeri, daimi temsilci ve faaliyetin fiilen yürütüldüğü yer esas alınır.


Dar Mükellef Ticari Kazanç Elde Edenlerin Vergilendirilmesi

Dar mükellef statüsünde ticari kazanç elde eden gerçek kişilerin gelirleri, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 6 ve 7. maddeleri esas alınarak belirlenmektedir. Buna karşılık, dar mükellef kurumların elde ettikleri ticari kazançların tespiti ise 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 3/2 ve 22. maddeleri çerçevesinde yapılmaktadır.

⚖️ Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu:
Türkiye’de yalnızca sözleşme imzalanmasının tek başına ticari kazancın Türkiye’de elde edildiği anlamına gelmeyeceğini, faaliyetin icra edildiği yerin belirleyici olduğunu kabul etmektedir.

Tam Mükellef Ticari Kazanç Elde Edenlerin Vergilendirilmesi

Tam mükellef gerçek kişilerin vergilendirilmesi, Gelir Vergisi Kanunu’nun 3. maddesi ile 37 ila 82. maddeleri arasında yer alan ve tüm gelir unsurlarını kapsayan düzenlemelere göre yapılmaktadır. Tam mükellef kurumlar bakımından ise vergilendirme, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 3/1 ve 3/3 maddeleri uyarınca; safi kazancın tespiti yönünden ayrıca aynı Kanun’un 6. maddesi esas alınarak gerçekleştirilmektedir.


Ticari Kazancın Unsurları (Vergi İncelemesinde Aranan Kriterler)

Ticari Kazanç = Devamlılık + Organizasyon + Kazanç Amacı

🧠 Danıştay kararlarında bu üç unsurdan özellikle devamlılık unsuru öne çıkmaktadır.

📌 Danıştay 9. Dairesi:
Aynı takvim yılı içinde birden fazla alım-satım yapılması veya farklı yıllara yayılan işlemler devamlılık göstergesi kabul edilmektedir.


Ticari Kazanç Sayılan Faaliyetlerde İçtihatlar Nelerdir?

Özellikle;

  • Gayrimenkul alım-satımı

  • Menkul kıymet işlemleri

  • İnşaat ve taahhüt işleri

Danıştay tarafından sıklıkla ticari kazanç kapsamında değerlendirilmektedir.

⚖️ Danıştay 6. Dairesi:
Kişisel ihtiyaç amacıyla edinildiği iddia edilen taşınmazların kısa sürede ve birden fazla satılması hâlinde ticari kazanç oluştuğu kabul edilmektedir.

Ticari Kazanç Kapsamına Giren Faaliyetler Nelerdir?

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, hangi faaliyetlerden elde edilen kazançların ticari kazanç sayılacağını açıkça düzenlemiştir. Bu kapsamda ticari kazanç olarak değerlendirilen başlıca faaliyetler şunlardır:

  1. Taş, maden ve kiremit ocaklarının işletilmesinden doğan kazançlar,

  2. Kum ve çakıl ocakları faaliyetleri sonucunda elde edilen gelirler,

  3. Coberlik işleriyle uğraşanların bu faaliyetlerinden sağladıkları kazançlar,

  4. Hastane ve özel okul işletilmesi ya da çalıştırılması suretiyle elde edilen gelirler,

  5. Gayrimenkul yapımı ile alım-satımı faaliyetlerinden doğan kazançlar,

  6. Kendi adına menkul kıymet alım ve satımı yapanların bu işlemlerden sağladıkları gelirler,

  7. Diş protezciliği faaliyetleri sonucu elde edilen kazançlar,

  8. Satın alma veya trampa yoluyla edinilen arazilerin, iktisap tarihinden itibaren beş yıl içinde parsellenerek veya farklı biçimde satılması sonucu ortaya çıkan kazançlar,

  9. Kolektif şirket ortaklarının ortaklıktan doğan kazanç ve gelir payları,

  10. Paylı ve adi komandit şirketlerde komandite ortakların elde ettikleri gelirler.


Ticari Kazancın Tespiti ve Vergi İncelemesi

Bilanço Esasına Göre Tespit

Danıştay’a göre bilanço esasına göre kazanç tespitinde:

  • Öz sermaye farkı esas alınmalı

  • Keyfi değerleme yapılamamalı

  • Amortisman ve değerleme hükümleri eksiksiz uygulanmalıdır.

📌 Danıştay kararları, VUK hükümlerine aykırı değerleme yapılan tarhiyatları sıklıkla iptal edilmektedir.


Basit Usulde Ticari Kazanç ve İçtihatlar

⚖️ Danıştay:
Basit usul şartlarının kaybedildiğinin idarece açık ve somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, varsayıma dayalı tarhiyat yapılamayacağını kabul etmektedir.


Ticari Kazanç İstisnaları – Danıştay Yorumu

Danıştay, istisnaların;

  • Dar yorumlanması

  • Şartların eksiksiz sağlanması

gerektiğini vurgulamaktadır.

📌 Özellikle teknokent ve serbest bölge istisnalarında, faaliyetin fiilen istisna kapsamında yürütülüp yürütülmediği detaylı şekilde incelenmektedir.


Ticari Kazancın Beyanı ve Cezai Riskler Nelerdir?

⚠️ Danıştay’a göre, eksik veya hatalı beyan hâllerinde:

  • Vergi ziyaı cezası

  • Usulsüzlük cezaları

ancak kusur ve illiyet bağı açıkça ortaya konulmuşsa uygulanabilir.


Ticari Kazancın Tespiti Nasıl Yapılır?

Ticari kazancın tespiti işletme esasına göre defter tutanlar, bilanço esasına göre defter tutanlar ve basit usulde ticari kazanç elde edenler açısından farklı esaslara bağlanmıştır.

1. İşletme hesabı esasına göre ticari kazancın tespiti nasıl yapılır?

İşletme hesabı esasına göre ticari kazanç: Bir takvim yılında veya bir hesap döneminde elde edilen hasılatla yapılan giderler arasındaki fark üzerinden tespit edilir.

📌 Danıştay Kararı (Vergi İncelemesi Uygulaması):
Danıştay, işletme hesabı esasına göre kazanç tespitinde hasılat ve giderlerin belgelendirilmiş olmasını zorunlu görmekte; varsayıma dayalı hasılat artırımı veya soyut gerekçelerle gider reddini hukuka aykırı kabul etmektedir.
Danıştay 3. Dairesi, E.2017/2456, K.2019/3124


2. Bilanço hesabına göre ticari kazancın tespiti nasıl yapılır?

Bilanço hesabına göre ticari kazanç işletmedeki dönem başı öz sermaye ile dönem sonu öz sermaye arasındaki pozitif/müspet farktır. Bilanço esasına göre ticari kazanç aşağıdaki şekilde tespit edilir:

• İşletmelere eklenen mal veya hizmetlerin değerleri müspet farklardan indirilir,
• İşletmelerden çekilen tutarlar veya çekilen mal ve hizmetlerin emsal bedeli müspet farka ilave edilir,
• 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun değerleme ve amortisman hükümleri dikkate alınır,
• 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40 ve 41. Maddelerinin hükümleri dikkate alınır,
• Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6, 8 ve 11. maddeleri dikkate alınır.

📌 Danıştay Kararı (Öz Sermaye Farkı):
Danıştay’a göre bilanço esasına göre kazanç tespitinde öz sermaye artışının kaynağı somut olarak ortaya konulmadan yapılan tarhiyatlar hukuka uygun değildir.
Danıştay 4. Dairesi, E.2016/3842, K.2018/5219

📌 Danıştay Kararı (Değerleme ve Amortisman):
Vergi incelemelerinde amortisman ve değerleme hükümlerine aykırı şekilde yapılan düzeltmelerin, Vergi Usul Kanunu hükümleri dikkate alınmadan yapılması hâlinde tarhiyatın iptali gerektiği kabul edilmiştir.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E.2015/1286, K.2017/742

📌 Danıştay Kararı (Giderlerin İndirimi):
GVK’nın 40. maddesi kapsamında gider yazılan harcamaların reddi için, harcamanın ticari kazancın elde edilmesiyle ilgisinin bulunmadığının açık ve kesin şekilde ispat edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Danıştay 9. Dairesi, E.2018/1674, K.2020/2941


Vergi İncelemelerinde Ticari Kazanç Kavramının Durumu

✔ Ticari kazanç tespiti şekli değil, maddi unsurlara dayanmalıdır
✔ Danıştay içtihatları, özellikle öz sermaye farkı, gider reddi ve amortisman uygulamalarında mükellef lehine güçlü koruma sağlamaktadır
✔ Varsayıma dayalı tarhiyatlar yargı denetiminden dönmektedir

Ticari Kazanç Nasıl Hesaplanır?

Ticari kazancın hesaplanmasında; gelir vergisi mükellefleri açısından 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48 ve 51. maddeleri, kurumlar vergisi mükellefleri bakımından ise 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6, 7, 8 ve 11. maddeleri esas alınmaktadır. Ayrıca hesaplama sürecinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Değerleme Bölümü” ile “Amortisman Bölümü” hükümleri de dikkate alınmaktadır.

Ticari Kazançta Uygulanan İstisnalar Nelerdir?

Ticari kazançlara ilişkin istisnalar, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu (GVK) ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK) kapsamında düzenlenmiş olup, başlıca istisna türleri aşağıda yer almaktadır:

  1. GVK kapsamında yer alan PTT kazanç istisnası,

  2. GVK uyarınca uygulanan yatırım indirimi istisnası,

  3. GVK çerçevesinde düzenlenen kreş ve gündüz bakım evi istisnası,

  4. GVK kapsamında tanınan eğitim ve öğretim istisnası,

  5. GVK’da yer alan genç girişimci kazanç istisnası,

  6. KVK’nın 5. maddesinde düzenlenen istisnalar,

  7. KVK’nın 5A maddesi kapsamında sağlanan istisna,

  8. KVK’nın 5B maddesinde yer alan istisna,

  9. Teknopark istisnası,

  10. Serbest Bölge istisnası.

Ticari Kazançta Uygulanan İstisnalar ve Danıştay Uygulamaları

Ticari kazançlara ilişkin istisnalar, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu (GVK) ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK) kapsamında düzenlenmiş olup, aşağıda sayılan istisnalar hem idare hem de yargı kararlarıyla şekillenmiştir:

  1. GVK – PTT kazanç istisnası
    Danıştay, PTT kazanç istisnasının yalnızca kanunda açıkça sayılan faaliyetlerden doğan gelirler için uygulanabileceğini, kapsamın genişletilemeyeceğini vurgulamaktadır.
    (Danıştay 4. Daire, istisnaların dar yorumlanması gerektiğine ilişkin yerleşik içtihat)

  2. GVK – Yatırım indirimi istisnası
    Danıştay kararlarında, yatırım indirimi istisnasından yararlanabilmek için harcamanın fiilen yapılmış olması ve yatırımın belgelerle ispat edilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
    (Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, yatırım indirimi uygulamalarına ilişkin kararlar)

  3. GVK – Kreş ve gündüz bakımevi istisnası
    Danıştay, bu istisnanın uygulanabilmesi için hizmetin doğrudan çalışanlara yönelik olması ve ticari amaç güdülmemesi gerektiğini belirtmektedir.
    (Danıştay 3. Daire, çalışanlara sağlanan sosyal hizmetler hakkında karar)

  4. GVK – Eğitim ve öğretim istisnası
    Eğitim ve öğretim istisnasında Danıştay, faaliyetlerin fiilen eğitim amacıyla yürütülmesini ve kazanç elde etme amacının tali nitelikte olmasını aramaktadır.
    (Danıştay 9. Daire, özel eğitim kurumlarıyla ilgili kararlar)

  5. GVK – Genç girişimci kazanç istisnası
    Danıştay uygulamasında, genç girişimci istisnasından yararlanabilmek için mükellefin faaliyete fiilen başlaması ve kanunda öngörülen süre ve yaş şartlarını taşıması gerektiği ifade edilmektedir.
    (Danıştay 4. Daire, mükellefiyet başlangıcına ilişkin kararlar)

  6. KVK – 5. madde istisnaları
    Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesindeki istisnalar bakımından Danıştay, istisna hükümlerinin lafzı ve amacı doğrultusunda uygulanması gerektiğini, kıyas yoluyla genişletilemeyeceğini kabul etmektedir.
    (Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, iştirak kazancı istisnası kararları)

  7. KVK – 5A maddesi istisnası
    Danıştay, AR-GE ve tasarım merkezlerine ilişkin bu istisnanın uygulanabilmesi için faaliyetlerin fiilen merkez bünyesinde yürütülmesini zorunlu görmektedir.
    (Danıştay 10. Daire, AR-GE istisnası uygulamaları)

  8. KVK – 5B maddesi istisnası
    Sınai mülkiyet haklarından elde edilen kazançlara ilişkin istisnada Danıştay, kazancın doğrudan bu haklardan kaynaklanmasını şart koşmaktadır.
    (Danıştay 4. Daire, patent ve faydalı model kazançları kararları)

  9. Teknopark istisnası
    Danıştay, teknopark istisnasının yalnızca teknopark sınırları içinde yürütülen AR-GE faaliyetlerinden elde edilen kazançlar için geçerli olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
    (Danıştay 9. Daire, teknopark kazanç istisnası kararları)

  10. Serbest Bölge istisnası
    Serbest bölge istisnasına ilişkin Danıştay kararlarında, kazancın serbest bölgede fiilen gerçekleştirilen faaliyetlerden doğması gerektiği ve şekli şartların yeterli olmadığı ifade edilmektedir.
    (Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, serbest bölge uygulamaları)

Bilanço Esasına Göre Ticari Kazanç Nasıl Belirlenir?

Bilanço esasına göre ticari kazanç, işletmenin dönem başındaki öz sermayesi ile dönem sonundaki öz sermayesi arasındaki fark esas alınarak hesaplanır. Bu yöntemi uygulayan mükellefler, Yevmiye Defteri, Defteri Kebir ve Envanter Defteri tutmakla yükümlüdür.

Bilanço esasına göre ticari kazancın tespiti = Dönem başı öz sermaye tutarı – Dönem sonu öz sermaye tutarı


İşletme Hesabı Esasına Göre Ticari Kazanç Nasıl Tespit Edilir?

İşletme hesabı esasına göre ticari kazanç, ilgili hesap döneminde elde edilen toplam hasılattan, aynı döneme ait giderlerin düşülmesi suretiyle belirlenir. Bu usule tabi mükellefler, İşletme Defteri tutmak zorundadır.

İşletme hesabı esasına göre ticari kazanç = (İlgili dönem elde edilen hasılat – İlgili dönem giderler)

Ticari Kazanç Örnekleri ve Uygulamadaki Görünümleri

Ticari kazanç kapsamında değerlendirilen bazı tipik örnekler aşağıda yer almaktadır:

  1. A gerçek kişisinin ticari amaçla sandalye satışı yapması,

  2. C gerçek kişisinin mal satışı ya da hizmet sunumu karşılığında gelir elde etmesi,

  3. B gerçek kişisinin, serbest meslek faaliyeti kapsamında sunduğu hizmetten kazanç sağlaması,

  4. D kurumunun, ticari faaliyet çerçevesinde mal veya hizmet satışı gerçekleştirmesi.

Bu örneklerde ortak nokta, faaliyetin ticari organizasyon içerisinde ve kazanç elde etme amacıyla yürütülmesidir.


Ticari Kazanç ile Zirai Kazanç Arasındaki Temel Farklar Nelerdir?

Ticari kazanç; ticari ve sınai nitelikteki faaliyetlerin yürütülmesi sonucunda ortaya çıkarken, zirai kazanç zirai/tarımsal faaliyetlerden elde edilen gelirleri ifade eder. Ticari kazançta sermaye ve emek birlikte rol oynarken, zirai kazançta çoğunlukla emek unsuru ön plandadır.


Ticari Kazanç ile GMSİ Kazancı Arasındaki Ayrım

Ticari kazanç ve gayrimenkul sermaye iradı (GMSİ), 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 2. maddesinde gelirin unsurları arasında düzenlenmiştir. Ticari kazanç, her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan gelirleri kapsar. Buna karşılık GMSİ kazancı, GVK’nin 70. maddesinde belirtilen mal ve hakların; malik, zilyet, intifa veya irtifak hakkı sahibi ya da kiracılar tarafından elde edilmesi sonucu ortaya çıkan gelir ve iratlardan oluşur.


Ticari Kazanç Ne Zaman Beyan Edilir?

Ticari kazançlar, öncelikle geçici vergi dönemlerinde, ardından yıllık beyanname ile beyan edilir. Buna göre;

  • Gelir vergisi mükellefleri açısından beyan süresi, izleyen yılın Mart ayının sonu,

  • Kurumlar vergisi mükellefleri bakımından ise izleyen yılın Nisan ayının sonu olarak belirlenmiştir.


Ticari Kazanç Hangi Yöntemlerle Tespit Edilir?

Ticari kazancın belirlenmesinde, mükellefin tabi olduğu usule göre farklı yöntemler uygulanmaktadır. Buna göre ticari kazanç;

  • Bilanço esasına göre,

  • İşletme hesabı esasına göre,

  • Basit usul kapsamında

tespit edilmektedir.

Ticari Kazanç Üzerinden Alınan Vergiler Nelerdir?

Ticari kazanç elde edilmesi halinde, ilgili kazanç üzerinden çeşitli vergi türleri tahakkuk ettirilmektedir. Bu vergiler aşağıda sıralanmıştır:

  1. Gelir geçici vergi, (032 koduyla)

  2. Gelir vergisi, (001 koduyla)

  3. Kurumlar vergisi, (010 koduyla)

  4. Kurum geçici vergi, (033 koduyla)

  5. Katma değer vergisi, (015 koduyla)

  6. Stopaj, (003 koduyla)

Bu vergiler, mükellefin hukuki statüsüne ve faaliyetin niteliğine göre birlikte veya ayrı ayrı uygulanabilmektedir.


Devlet Memurunun Kazanç Getirici Ticari Faaliyette Bulunmasının Sonuçları

Devlet memurlarının ticaret yapmaları ya da mevzuatla yasaklanmış diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmaları, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektirebilir. Memurun ticari faaliyette bulunması veya serbest meslek kazancı elde etmesi halinde, yürütülecek disiplin soruşturması sonucunda bu yaptırım uygulanabilir. Ayrıca, memurların eşlerinin, reşit olmayan ya da kısıtlı çocuklarının sürekli nitelik taşıyan kazanç getirici faaliyetlerini süresi içinde kurumlarına bildirmemeleri durumunda kınama cezası söz konusu olabilmektedir.


Sıkça Sorulan Sorular

1. Ticari kazanç nedir?

Vergi hukuku bakımından, ticari ve sınai nitelikteki tüm faaliyetler sonucunda elde edilen gelirler ticari kazanç olarak kabul edilir.

2. Ticari kazanç nasıl hesaplanır?

Ticari kazancın hesaplanmasında; gelir vergisi mükellefleri yönünden GVK’nın 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48 ve 51. maddeleri, kurumlar vergisi mükellefleri açısından ise KVK’nın 6, 7, 8 ve 11. maddeleri ile VUK’un “Değerleme Bölümü” ve “Amortisman Bölümü” hükümleri esas alınır.

3. Arızi kazanç ile ticari kazanç arasındaki fark nedir?

Arızi ticari kazançta süreklilik unsuru bulunmaz ve genellikle tek seferliktir; ticari kazanç ise aynı yıl içinde birden fazla veya birden fazla yıl boyunca devam eden faaliyetlerden doğar.

4. Ticari kazançta devamlılık unsuru nasıl tespit edilir?

Devamlılık; bir yıl içerisinde birden fazla alım-satım yapılması ya da birden fazla yılda en az bir kez mal veya hizmet alım-satımında bulunulmasıyla belirlenir.

5. Dar mükellefiyette ticari kazanç Türkiye’de nasıl vergilendirilir?

Dar mükellef gerçek kişilerin ticari kazançları GVK’nın 7. maddesine, dar mükellef kurumların kazançları ise KVK’nın 22. maddesine göre tespit edilerek vergilendirilir.

6. Serbest meslek kazancı ile ticari kazanç arasındaki fark nedir?

Serbest meslek kazancı, ağırlıklı olarak kişisel bilgi, uzmanlık ve ihtisasa dayanırken; ticari kazanç, ticari ve sınai faaliyetlerin yürütülmesi sonucu elde edilir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir